Hayatımın bugüne kadarki en güzel dönemini yaşıyorum galiba. Daha mutlu nasıl olunur bilemiyorum. Dünya tatlısı bir evimiz var. Mutluluğa ne kadar çabuk alışıyorum. Bir sabah kalkıp bunların az gelmesinden korkuyorum, şımarmaktan…
Hiç duraksız okumak istiyorum, gelişmek, geliştirmek bir şeyleri…Vizyonu olsun istiyorum geliştirmek istediklerimin…
Dünyaya başka gözle baktırmak istiyorum markamı, internet reklamcılığının medyanın geleceğini ne kadar değiştireceğini görsünler istiyorum. Anlatıyorum, açıklıyorum uzun uzun ki saplanıp kalmasınlar eski görüşlerine diye. Duysunlar istiyorum sesimi, anlasınlar! İyi bir satışçı mıyım? İyi bir planlamacı? Güvendiğim şeyin internet reklamı olduğunu biliyorum ve güveniyorum yaptığım işe, ekmeğini yediğim mesleğe. Her ne olursa olsun, bu işin ucunda kıyısında bazen tam ortasında olmak istiyorum.
Doruk diyor ya, ne yaparsan yap önemli olan nasıl yaptığın, biliyorum ve kendime de güveniyorum artık. Hiç korkum, endişem yok.
Yanlış yapılan davranışlar yalnızca kendine yapılır biliyorum. Mea culpa diyorum yani, her yaptığımın sorumlusu benim… hayatımdaki hataların sorumlusu benim. İstesem yapardım biliyorum…Bu yüzden görmüyorum bazen, bazen duymuyorum, bazense hiç konuşmuyorum.
Hayatımın en verimli, en güzel günlerini yaşıyorum. Tüm damarlarımda hissediyorum. Desinler ki istiyorum, Hilal Demirsar halleder, ona söyle, Hilal bilir, ona anlat, Hilal’e sor. Hep çözümleyici, hep paylaşımcı, hep anlatıcı olmak istiyorum. Paylaşılmayan bilgiyi sevmiyorum. Boynuzun kulağı geçmesini istiyorum. Sonra o boynuzdan bir şeyler dinlemeyi istiyorum.
Yapabilirim. Tek bildiğim bu! Yeter ki global güçler!!!, oyuncaklarımı elimden almasın!!!
22 Temmuz 2009
Etiketler:boynuz-kulak ilişkisi, çalışmak, internet reklamcılığı, iş, markalar, online reklam, online reklamcılık
Son Yorumlar